Ellerimde Var Olan...
Posted 03/08/09 at 21:50 PM by Commy

Ellerimde var olan, bir sevdanın izidir.
Kanar durur böyle, yıllardan beri.
Gözlerimde ise bir hayatın uykusuzluğu.
Geceler boyu ağlayıp yaş dökmüş hep,
Çekip gidenlerin ardından…
Rüyalar gördüm ben, hiç uyumadan.
Vedaların ardından kendime geldiğim.
Benim umutlarımı güvercinler taşır,
Sevdalarım da yüklenmiştir bir serçenin kanatlarına.
Umut ve sevda uçarken havalarda,
Benliğim gömülmüş toprak altına…
Bir diriliş bekleniyor şimdi benden,
Üstelik ruh bedenden çoktan ayrılmış,
Duygularımsa her daim bitkisel hayatta…
Güneş ve ay yaklaştığı zaman,
Yıldızlar bir bir yere döküldüğü zaman,
Toprak altı hükmü ve hükümlülüğü sona erdiğinde,
Çıktığında her beden yeniden yer yüzüne,
Ben de bir çıkış yolu elbet bulacağım…
Umutları ve sevdaları taşıyan kuşlar,
Umudu bırakacaklar tekrardan yüreğime.
Sevdamı da ulaştıracaklar asıl sahibine.
Duygularım hayat bulacak yeniden,
Ruhum döndüğünde terk ettiği bedenime.
İşte o gün geldiğinde aşikâr olacak.
Sana karşı beslediğim o büyük sevda.
Sevdam küçülecek ve sen düşeceksin.
Ardından uzanan el var mı diye bakarken.
Dünyada kestiğin eller tutmayacak seni.
Yanacaksın… Kan, ter içinde… Ve uyanacaksın…
O sabah arama kimse, zaten bulamayacaksın…
İstanbul sabahının güneşi doğacak Bursa’dan.
Perişan halde terk ettiğim şehrine döneceğim,
Bir Zümrüdü Anka’nın kanatlarında…
Gökyüzüne baktığında görüp, imreneceksin…
Yavuz yüreğim Selim olduğunda geleceğim.
Fatih’i olacağım yeniden İstanbul’un.
Bunlar hayal gibi dursa da sana, aldırmıyorum…
Üşenme de dön ve bak geçmişine ey vefasız!
Bursa ile başlayan rüyalar son bulmuş,
Hüküm ulaşınca Rabbin adıyla üç kıtaya…
Kanar durur böyle, yıllardan beri.
Gözlerimde ise bir hayatın uykusuzluğu.
Geceler boyu ağlayıp yaş dökmüş hep,
Çekip gidenlerin ardından…
Rüyalar gördüm ben, hiç uyumadan.
Vedaların ardından kendime geldiğim.
Benim umutlarımı güvercinler taşır,
Sevdalarım da yüklenmiştir bir serçenin kanatlarına.
Umut ve sevda uçarken havalarda,
Benliğim gömülmüş toprak altına…
Bir diriliş bekleniyor şimdi benden,
Üstelik ruh bedenden çoktan ayrılmış,
Duygularımsa her daim bitkisel hayatta…
Güneş ve ay yaklaştığı zaman,
Yıldızlar bir bir yere döküldüğü zaman,
Toprak altı hükmü ve hükümlülüğü sona erdiğinde,
Çıktığında her beden yeniden yer yüzüne,
Ben de bir çıkış yolu elbet bulacağım…
Umutları ve sevdaları taşıyan kuşlar,
Umudu bırakacaklar tekrardan yüreğime.
Sevdamı da ulaştıracaklar asıl sahibine.
Duygularım hayat bulacak yeniden,
Ruhum döndüğünde terk ettiği bedenime.
İşte o gün geldiğinde aşikâr olacak.
Sana karşı beslediğim o büyük sevda.
Sevdam küçülecek ve sen düşeceksin.
Ardından uzanan el var mı diye bakarken.
Dünyada kestiğin eller tutmayacak seni.
Yanacaksın… Kan, ter içinde… Ve uyanacaksın…
O sabah arama kimse, zaten bulamayacaksın…
İstanbul sabahının güneşi doğacak Bursa’dan.
Perişan halde terk ettiğim şehrine döneceğim,
Bir Zümrüdü Anka’nın kanatlarında…
Gökyüzüne baktığında görüp, imreneceksin…
Yavuz yüreğim Selim olduğunda geleceğim.
Fatih’i olacağım yeniden İstanbul’un.
Bunlar hayal gibi dursa da sana, aldırmıyorum…
Üşenme de dön ve bak geçmişine ey vefasız!
Bursa ile başlayan rüyalar son bulmuş,
Hüküm ulaşınca Rabbin adıyla üç kıtaya…
Toplam Yorumlar 1
Yorumlar
-
Posted 03/08/09 at 23:03 PM by Renovatio










