|
![]() |
![]() |
|
LinkBack | Seçenekler | Stil | ![]() |
|
|
#1 (permalink) |
|
Çömez
Ruh Halim:
Durum: Offline
Üyelik tarihi: May 2009
Yaş: 23
Konular: 11
Mesajlar: 28
Tecrübe Gücü: 4
Tecrübe Puanı: 40
![]() |
Yeryüzünde serbest bırakılan her cisim düşer. Peki ya ışık? Işığın hızı sabit olduğu için, hızında bir değişim bekleyemeyiz. Ancak, yolundan sapmasını, bir doğru boyunca ilerleme yerine bir eğri çizmesini bekleyebiliriz. Örnek olarak, yatay doğrultuda bir ışık ışının üretildiğini varsayalım. Bundan sonra ne olacağını belirlemek için hemen ivmeli rokette ne olacağına bakalım. Roketin ilk anda duruyor olduğunu ve bu anda odanın duvarlarının birinden yatay yönde bir ışık ışınının girdiğini düşünelim. Işık karşı duvara ulaştığında, ivmeli roket yukarıya doğru bir miktar yol almış olacaktır. Bu nedenle ışık daha alt düzeyde bir
noktaya çarpar. O halde cevap evet, ışık, kütleçekim etkisi altında yolundan sapar. Işık o kadar hızlı yol alıyor ki, Dünya’nın çekim etkisi altında yolundan sapması fark edilemeyecek kadar küçük. Sapma ancak Güneş gibi büyük kütleli gök cisimleri için ölçülebilir değerlere ulaşıyor. Güneş için bile, sapma açısı bir derecenin 2000’de biri kadar. Fakat yine de ölçülebilir. Bir grup bilimadamı, Einstein’ın bu öngörüsünü sınamak ve diğer yıldızlardan gelen ışığın Güneş’in yakınından geçerken ne kadar saptığını ölçmek için 1919 yılındaki güneş tutulmasını bir fırsat olarak kullandılar. Yapılan ölçümler, kabaca da olsa, Einstein’ın öngörüsünü destekliyordu. İşte Einstein’ı bir anda dünya çapında popüler ününe kavuşturan şey bu sonucun açıklanması oldu. Bugün yapılan modern ölçümlerde sapmayı belirlemek için Güneş tutulmasını beklemeye gerek yok. Yüksek çözünürlüklü radyo antenleri, kuasarlardan gelen radyo dalgalarının görelilik kuramına uygun şekilde Güneş’in yakınından geçerken saptığını tespit edebiliyor. Işığın sapması “kütleçekimsel mercek” olgusunda da karşımıza çıkıyor. Uzak gökcisimlerinden yayılan ışık büyük gökada gruplarının yakınından geçerken aynı türden sapmaya uğruyor. Bazı durumlardaysa gökada grupları tıpkı bir mercek gibi görev yapıp aynı kaynaktan ayrılan iki farklı ışık demetinin yolunun Dünya’da kesişmesine neden oluyor. Böyle bir durumda da kaynağın görüntüsü gökyüzünde iki farklı noktada beliriyor. Bu tip örnekler, görelilik kuramını sınamakta kullanılamıyor; ama bu galaksi gruplarının toplam kütlelerinin belirlenmesine yardımcı oluyor. Örneğin, galaksilerin kütlesinin çoğunun karanlık madde tarafından oluşturulduğu bu yöntemle anlaşılıyor. |
|
|
|
#5 (permalink) |
|
Çöm
Durum: Offline
Üyelik tarihi: May 2009
Yaş: 29
Konular: 2
Mesajlar: 5
Tecrübe Gücü: 0
Tecrübe Puanı: 10
![]() |
bütün fizik biligim cöktü
gecenlerdede 13.boyut ile ilgili bir yazı okumuştum.nasıl bu böyle...evrimciler cevap veremiyorlar dinsizler.... |
|
|
|
#6 (permalink) |
|
Çömez
Ruh Halim:
Durum: Offline
Üyelik tarihi: May 2009
Yaş: 23
Konular: 11
Mesajlar: 28
Tecrübe Gücü: 4
Tecrübe Puanı: 40
![]() |
cvp veremezler çnkü ellernde savundukları fikri destekleyecek bi kanıt yok. zten kendinin hayvandan geldğne inanıyosa dha bişe demeye grek yok..
|
|
![]() |
| Bookmarks |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Türk Dili ve Edebiyatı Bölümünden Tarihe Işık | done_marine | Türk Dili ve Edebiyatı | 1 | 23/07/09 18:18 PM |