Fatih Üniversitesi Eğitim İş Dünyası ve Kariyer İlk İzlenim İçin İkinci Bir Şans Yok
kayıt ol

İş Dünyası ve Kariyer İş dünyası hakkında bilgiler, tavsiyeler, kariyer planlama


Yeni Konu aç  Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 14/04/09, 19:40 PM   #1 (permalink)
Admin
Tarık - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Ruh Halim:
Durum: Offline
Üyelik tarihi: Apr 2009
Bulunduğu yer: İstanbul
Yaş: 25
Konular: 292
Mesajlar: 1,466
Blog Başlıkları: 1
Tecrübe Gücü: 5
Tecrübe Puanı: 280
Tarık isimli üye Tecrübe puanını kapatmıştır.
Tarık - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart İlk İzlenim İçin İkinci Bir Şans Yok



İşteki ilk gününüzde içeri girdiniz, çevrenize baktınız... O andan itibaren mesai arkadaşlarınız olacak kişilere... İçlerinden biri dikkatinizi çekti; asık bir yüz, çatılmış kaşlar ve sert bir ses tonuyla karşısındaki kişiyle konuşuyor. Aksi, sert ve sıkıcı biri olduğunu düşünürdünüz muhtemelen. Aynı eski iş yerinizde diğer departmanda çalışan yönetici Metin Bey gibi...

Daha sonraki günlerde, o kişiye çok fazla yaklaşmamaya çalışır, hatta arkadaşlık etmekten kaçınırsınız büyük bir ihtimalle. Çevrenizdekiler size onun ne kadar harika ve sıcak bir insan olduğunu söylemesi, sizin o kişiyle ilgili duygularınızı, düşüncelerinizi değiştirmez. Oysa belki o kişi o anda çok zor bir durumdaydı ve birtakım problemler yaşıyordu. Belki de yıllardır ilk defa o kadar gergin, o kadar sinirliydi. Onun yerinde olsanız sizin de rahatlıkla verebileceğiniz bir takım tepkiler veriyordu. Belki o gün o şeklide davrandığı için sonradan pişman oldu. Ama ne yazık ki eskilerden günümüze gelen söz çok doğru: “İlk izlenim yaratmak için ikinci bir şansınız yoktur.”

Algı ve önyargılar hakkında
Davranışlarımız gerçeğin kendisine değil, o gerçeği nasıl algıladığımıza bağlıdır. Gördüklerimiz, duyduklarımız bilinçli ya da bilinçsiz olarak yaptığımız yorumlar ve yargılarla anlam kazanırlar. Dolayısıyla da deneyimlerimiz, aldığımız eğitimler, içinde bulunduğumuz toplumun kültürü ve değerlerinden o anda içinde bulunduğumuz sosyal ortama kadar pek çok şey o ilk kez karşılaştığımız insanlar hakkında oluşturduğumuz yargıları başka bir deyişle ilk izlenimleri etkiliyor. Tabii ki ilk izlenimler de gelecekte kurulacak her türlü iletişimi ve muhtemelen bütün ilişkiyi... Sosyal algılama dediğimiz bu süreçte, karşımızdaki kişileri tanımaya ve anlamaya çalışıyoruz. Bu süreçte farkında olmadan birtakım önyargılar bizi etkiliyor ve davranışlarımızı yönlendiriyor. Böylece karşımızdakileri sınıflandırıyoruz, onlara birtakım nitelikler atfediyoruz. Çok kısa zamanda oluşturduğumuz ya da bizim hakkımızda oluşturulan ilk izlenimler tamamen bir yanılsama olabilir. Bu değerlendirmeler içinde bulunduğumuz iletişim sürecinde tarafların dinleme ve tepki verme şekillerini etkiler.
Mülakat yaparken bazı adaylarla görüşmeye başladıktan birkaç dakika sonra o kişinin işe uygun olmadığını düşündüğünüz hiç olmadı mı? Mülakata gelen kişinin kapıdan girerken sergilediği rahatsız duruş mülakat esnasında ne söylerse söylesin onun satış yapabilecek kadar rahat ve sıcakkanlı bir insan olmadığı düşüncenizi değiştirmeyecektir. Bazen de tezatlar yönlendirir algı sürecimizi. Eğer mülakat yaptığımız 4 kişi gerçekten çok iyi ise ortalama olan beşinci kişi bize olduğundan daha kötü görünecektir. Ya da ekibimizde bir kişi hariç herkesin performansı çok iyi ise, diğer kişinin daha az iyi olan performansı göreceli olarak kötü görünecektir.

Doktorlar beyaz önlük giyer
Her bireyde, her toplumda belli bir kategorideki kişileri genelleştirerek, o gruba belli özellikleri atfetme eğilimi vardır. Bazen belli bir yaş grubu, bazen de bir meslek grubunu seçeriz. O kategorideki kişiler ortak birtakım özellikler taşırlar. Bizlerde bu kategorideki herkesin bu özellikleri taşıdığını düşünür ve herkesi bu kapsamda değerlendiririz. Kalıplaşmış örnekler (stereotip) yazılı ve görsel medya tarafından desteklenir. Bu durum bizim kalıplaşmış örneklerimizin daha da pekişmesine yol açar. Hayatınız boyunca her hastaneye gittiğinizde beyaz önlüklü doktorlar gördüyseniz, seyrettiğiniz bütün filmlerde, okuduğunuz kitaplarda, göz attığınız dergilerde doktorlar hep beyaz önlüklüyse, o zaman sizde “Doktorlar beyaz önlük giyer” kalıplaşmış örnek haline dönüşmüştür. Bu da özellikle çok net olmayan ilk karşılaşmalarda karşınızdaki kişi ile ilgili algılama sürecinizi ve o kişi hakkındaki ilk izlenimlerinizi etkiler. Sir Joshua Reynolds’un dediği gibi:”Gerçek düşünme işçiliğinden kaçınabilmek için bir kişinin başvuramayacağı yol yoktur.”

Her olumlu özellik bir diğerini getirir
Bir kişi ile ilgili en baskın ya da görünür ilk olumlu fiziksel özelliği seçeriz ve daha sonra bu kişiye o özellikle birlikte başka olumlu nitelikler yükleriz. Örneğin gözlüklü birisiyle tanıştınız. Bu kişinin entellektüel, okumayı seven, bilgili, işinde iyi bir kişi olduğu yargısına varmanız çok zaman almayacaktır. E L Thorndike’ye ("A Constant Error on Psychological Rating', 1920) göre “Hale etkisi”(Halo Effect) olarak bilinen bu kurala göre bir kişi ya da olayı tek bir olumlu özelliğinden dolayı tümden olumlu değerlendiririz. Benzeri şekilde “Şeytan etkisi” (Devil Effect) ise bize tek bir olumsuz özelliğinden dolayı kişi ve ya olayı tümden olumsuz değerlendirebileceğimizi söylüyor. İş hayatında ne kadar çok örneği vardır bu etkilerin, değil mi? Çalışma arkadaşınız son derece dakik ve işlerini zamanında bitiriyor. Yıllık değerlendirmeler sırasında onun her zaman iyi performans gösterdiği ve sonuç elde ettiğini söyleyerek terfi ettirildiğini duydunuz. Oysa ki zamanında verdiği raporlar genellikle yeterince kapsamlı ve yanlışsız olmazdı. Nasıl olabilir diye düşünmeyin çünkü cevap basit: Hale etkisi! Tersi de mümkün. Mülakata geç gelen bir adayı düşünün, büyük bir ihtimalle onun sorumsuz, böyle bir görüşmeyi bile ciddiye almayan güvenilmez biri olduğu sonucuna varacaksınız. O görüşmenin sonu muhtemelen aday için pek de memnuniyet verici olmayacaktır.

Madem biliyoruz, o halde yönetelim...
Genel olarak karşımızdaki insanın öncelikle ırk, cinsiyet, yaş, boy, kilo, yüz ifadesi, gözler ve saç, giysiler, hareket ve duruşunu fark ederiz. Ardından, bizim için taşıdıkları önem sırasına göre çekicilik düzeyi, kişilik ve yaratılış, eğitim düzeyi, başarı derecesi, mali durumu, kıdem düzeyi, sosyal ve ahlaki değerleri, sosyal konumu hakkında yargılara varırız. Ve sonunda, güvenip güvenmediğimize, hoşlanıp hoşlanmadığımıza, iş yapıp yapmayacağımıza karar veririz. Algılama sürecini, önyargıları, hale ve şeytan etkilerini, kalıplaşmış örnekleri (stereotip) ve hepsinin hayatımıza olan inanılmaz etkilerinin farkına vardığımıza göre bundan sonra bu süreci ve sonuçta başkalarında oluşturduğumuz izlenimleri yönetmeye ne dersiniz? Unutmayalım ki izlenimleri yönetmek için kullanılabilecek en etkili araç iyi bir kişisel sunumdur. Bu ise iyi ve etkili bir imaj yönetimi ile sağlanabilir. Size önerim bütünleşik imajın tüm öğelerini çevrenizdeki kişilerin gerçek sizi algılayabilmeleri, sizi sizin gördüğünüz gibi görebilmeleri için kullanmanız.


__________________

Bir coşku var içimde bu gün kıpır kıpır
Uzak çok uzak bir yerleri özlüyorum
Gözlerim parke parke taş duvarlarda
Açılıyor hayal pencerelerim
Hafif bir rüzgar gibi süzülüyorum
Kekik kokulu koyaklardan aşarak
Güvercinler ülkesinde dolaşıyor
Bir çeşme başı arıyorum
Yarpuzlar arasında kendimi bırakıp
Mis gibi nane kokuları arasında
Ruhumu dinlemek istiyorum
Zikre dalmış her şey
Güne gülümserken papatyalar
Dualar gibi yükselir ümitlerim
Güneşle kol kola kırlarda koşarak
Siz peygamber çiçekleri toplarken
Ben çeşme başında uzanmak istiyorum
Huzur dolu içimde
Ben sonsuzluğu düşünüyorum
Ey sonsuzluğun sahibi, sana ulaşmak istiyorum
Durun kapanmayın pencerelerim
Güneşimi kapatmayın
Beton çok soğuk, üşüyorum...


Muhsin YAZICIOĞLU
Dualarımız seninle memleket sevdalısı

т~ツ
  Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Bookmarks


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
DGS Kayıt İçin Hangi Belgeleri İstiyorlar? Tarık Fatih Üniversitesi Dikey Geçiş (DGS) 0 11/04/09 01:30 AM



Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 12:09 PM.
Powered by vBulletin® Version 3.8.2 .
Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO ©2009, Crawlability, Inc.
Design By Htworks.Net Licenced To Fatih Üniversitesi

fatih üniversitesi, fatih üniversitesi yatay geçiş, fatih üniversitesi dikey geçiş, fatih üniversitesi ücretleri, fatih üniversitesi yüksek lisans, fatih üniversitesi hastanesi, fatih üniversitesi ankara, fatih üniversitesi tıp fakültesi, fatih üniversitesi bölümleri, fatih üniversitesi bahar şenlikleri

Sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir,
bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir,
yine de sitemizde yasalara aykırı unsurlar bulursanız buradan bize bildirebilirsiniz, şikayetiniz incelendikten sonra en kısa sürede gereken yapılacaktır.
Report Abuse, Harassment, Scamming, Hacking, Warez, Crack, Divx, Mp3 or any Illegal Activity to here

Reklam vermek için bize buradan ulaşabilirsiniz.
Fatih Üniversitesi
Fatih Üniversitesi - Metin2 Forum - Metin2 PVP - film indir - oyunlar - Şarkı Sözü

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171